×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Yayın İlkelerimiz Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Tarım Hayvancılık Gıda Teknoloji Çevre Röportajlar

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Faydalı linkler İftar ve sahur vakitleri Anketler

Destek

Üye Ol Giriş

Koyun Yetiştiriciliği

Koyun ırkları , Yetiştirme sistemleri ve Eskişehir'de koyun varlığı

Eskişehir Hayvancılık 20/02/2021 09:26 20/02/2021 09:29 59

A- A+

Uzun yıllardan beri eti, sütü, yapağısı ve derisi ile insanların en önemli ihtiyaçlarını karşılayan koyun, dünyanın her yerinde yetiştirildiği gibi ülkemizde de hemen her yerde yetiştirilmektedir. Koyunculuk meraya dayalı bir hayvancılık kolu olduğundan koyunculuğun yapılabilmesinin ilk şartı meradır. Meralar çok sayıda bitki florasına sahip olmalı, hayvanların rahatça dolaşacağı şekilde düz ya da az eğimli olmalı, dik ve kayalık olmamalıdır. Meranın büyüklüğüne göre hayvan olmalı ve aşırı otlatma yapılmamalıdır Koyunlara verilecek kaba yemin tamamını veya büyük bir kısmını, kesif yem maddelerinin ise bir kısmını temin edebilecek, ekilip biçilebilen arazinin olması yetiştirici karlılığı için ikinci şarttır. Ayrıca tarlalarda hububat hasadından sonra kalan anızlarda da koyunlar otlatılarak meraların bir süre dinlenmesi sağlanacak, meralarda aşırı otlatma bir ölçüde de olsa önlenmiş olacaktır.

Koyun Irkları

Günümüzde koyun verimlerinde ırklar arası farklar artmış, ziyade, çok yönlü ıslah programları ile tek yönlü ırklardan büyük ölçüde vazgeçilmiş ve et, süt, döl ve yapağı veriminden en az ikisinin bir arada olduğu kombine ırklar geliştirilmiştir. Artık ekonomik ve sürdürülebilir bir koyunculuk için en az iki verim unsurunun bir arada olması zorunluluk haline gelmiştir. Bu bakış açısı ile koyun ırkları 1- Etçi ırklar, 2- Sütçü ırklar, 3-Yapağı ırkları, 4- Kombine verimli ırklar (Et-yapağı, Et-süt ) olarak sınıflandırılmaktadır. 

Her bölge, yöre ya da işletme için kullanılan ırkların aynı olması beklenemez. Bu durum, koyunların içinde yaşadıkları iklim, besleme koşulları ve üretim maksadına göre değişmektedir. Koyun ırkları arasında, çevreye uyum, otlatma alışkanlıkları ve sürü iç güdüsü gibi özellikler açısından ayrımlar vardır. Örneğin Sakız ya da melezleri Türkiye'de ancak Batı Anadolu’nun kıyı yörelerinde yetiştirilebilir. Bu ırkın Orta Anadolu Bölgesi'nde başarıyla yetiştirilmesi olası değildir. Buna karşılık Orta Anadolu Bölgesinde yaygın olan Akkaraman da Ege Bölgesi'nde yetiştirilemez. Ülkemizdeki koyun ırklarının büyük bir bölümü etçi olarak nitelendirilmektedir. Ancak ırkların verim unsurlarının karşılaştırıldığında, tek yönlü yerli ırklarımızın et verimi açısında da iyi bir görüntü vermediği anlaşılabilir.

Ülkemizde koyun ırklarının verim özellikleri belirli verim unsurlarına göre geliştirilemediğinden sınıflandırmalar genelde kuyruk yapılarına göre yapılmaktadır. Koyunlarımız kuyruk yapılarına göre 2 grupta toplanabilir. 

Yağlı kuyruklu Koyun Irkları; Akkaraman, Morkaraman, Dağlıç, İvesi ve Karagül,

Yöresel yağlı kuyruklu ırklar; Herik, Tuj ve Hemşin 

Yağsız ince uzun kuyruklu Koyun ırkları; Kıvırcık, Karayaka, Sakız, Gökçeada, Merinos ve Ramlıç

Yetiştirme Sistemleri 

Koyun yetiştiricileri; yetiştirme biçimlerine göre genel olarak 4 gruba ayrılırlar. 1- Mera koyunculuğu, 2- Çiftlik koyunculuğu, 3- Kuzu besiciliği, 4- Damızlık yetiştiriciliği. 

Mera Koyunculuğu: Ülkemizde en yaygın olarak uygulanan yöntem mera koyunculuğudur. Ülkemizde yaklaşık 14 milyon hektar bir mera alanı vardır. Yetiştiriciler, bedelsiz veya çok az bir bedelle bu kamu malı meralardan faydalanarak üretim maliyetini minimize etme çabası içerisindedirler. Fakat bu fırsatçı yaklaşım meraların zaman içerisinde tahrip olması ile sonuçlanmış ve buna bağlı olarak meralar üzerindeki hayvan popülasyonunu besleyemez hale gelmiştir. Bu kötüye gidiş sonucu Orta Anadolu’da yetiştiricilerin %90’a yakını mera otlatmasından sonra takviye yemleme yapmaktadırlar. Mera dayalı hayvancılık, çevresel koşullara dayanıklı ancak düşük verimli yerli ırklarla yürütülmektedir. Bu sistemde, sürü yöneticisi ve sabit masraflar zaman içerisinde artış göstermekle birlikte üretimler günden güne düşmektedir. Bu haliyle, mera hayvancılığı giderek sürdürülebilirliğini yitirmektedir. 

Çiftlik koyunculuğu: Ülkemiz ve Orta Anadolu için çok yeni sayılabilecek bir üretim modelidir. Geleceğin üretim sistemi olarak görülmektedir. Meradan faydalanma yoktur veya çok sınırlı düzeydedir. İşletmeler yemlerini kendileri üretmekte veya dışarıdan satın almaktadırlar. Orta Anadolu’nun bu üretim sistemi açısından avantajlı konumda olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi hayvancılıkta üretim maliyetinin yaklaşık %70’ini yem oluşturmaktadır. Bölgedeki geniş hububat alanlarından çıkan ve göreceli olarak ucuz olan saman ve diğer tarımsal yan ürünleri değerlendirmek ve yem maliyetlerini düşürmek mümkündür. Mera hayvancılığına oranla üretim maliyetleri yüksek olabilir. Ancak, bu sistemde verimli egzotik ırklar kullanılarak hem döl veriminde hem de hayvansal ürünlerde artış sağlanabilir ve üretilen katma değer girdi maliyetlerine oranla çok daha fazla artırılabilir. Bu sistemde, yetiştiricilerin yem değeri çok düşük olan samanın besin değerini artıracak yöntemleri kullanmaları, tarımsal üretimden ve işleme sanayinden gelen atıkların uygun yöntemlerle işleyerek kalitelerini artırılmaları gerekmektedir. 

Eskişehir’de Durum

Eskişehir’de 2019 yılı Tarım Orman Müdürlüğü verilerine göre 987.774 adet koyun bulunmaktadır. Bu oran Türkiye’de yetiştirilen koyun varlığının yüzde 2,61 ine denk gelmektedir. Yine 2019 verilerine göre koyun yetiştiriciliğinde Sivrihisar 326.072 adet koyun ile başı çekmektedir , Tepebaşı 118.390 adetle ikinci sırada , Seyitgazi 83.321 adetle üçüncü sırada,Çifteler 81.560 adetle 4.sırada,Mihalıççık 79.469 adet ile  5.sırada yer almaktadır. En az koyun yetiştiriciliği Mihalgazi ve Sarıcakaya da yapıldığı görülmektedir.
 

YORUM YAPIN

Yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için Tıklayın