×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Yayın İlkelerimiz Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Tarım Hayvancılık Gıda Teknoloji Çevre Röportajlar

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Faydalı linkler İftar ve sahur vakitleri Anketler

Destek

Üye Ol Giriş

Şafak Atay ()

Çiftçinin derdi bindi , binbir oldu

Çoktan beri alınması gereken tam kapanma kararı nihayet alındı ama beraberinde de birçok tartışmayı ve ne olacak sorusunu akıllara getirdi. Tam kapanma kararının alınması ile birlikte semt pazarlarının kapatılması kararı başta Akdeniz çiftçisi olmak üzere üretim sezonu içerisinde bulunan üreticileri ve pazarcı esnafına ne olacak sorularını da beraberinde getirdi.

Özellikle bahar sezonu olması nedeniyle, açık saha alanlarında dikimi yapılan birçok sebze türünün verime gelmediği bu dönemde, sıcak iklime sahip sahil bölgelerinde örtü altında yetiştirilen ürünler market, manav ve pazar tezgâhlarında yer almaktaydı. Semt pazarlarının kapatılması ile birlikte aklıma ilk gelen soru üretici ne olacaktı. Çünkü tarım sektöründe ürettiğiniz birçok yaş sebze ve meyvenin raf ömrü maalesef iki üç gündür, siz bu süre içerisinde ürettiğiniz ürünleri elinizden çıkartmak zorundasınız. Kapanmanın süresinin uzunluğunu düşündüğünüzde tarlanızda ürettiğiniz ürünleri dalında bırakamazsınız mecburen toplamak zorundasınız. Örnek olarak kabak, hıyar gibi ürünlerin gün aşırı, pembe domates gibi türleri yarı olgun hasat etmeniz gereklidir.  Yoksa dalında kalan ürünün kalitesi bozulur, dalında çürümeye başlar ve bitki besin elementlerinin alımı yoğun olarak olgun meyve tarafından yapılır bunun sonucunda arkadan yetişecek olan meyveler gerekli besin alamadığı için kalite ve kalibre bakımında zayıf kalır. Tabii ki bu bilgiler biraz teknik olarak kalsa da bizim için önemli olan bu uzun süre içerisinde hasadı yapılan ürünlerin çöp olması. Kapanma ile birlikte israfın en büyüğünü çöpe atılan ürünlerle yaşadık. Sosyal medya üzerindeki tarımsal paylaşım sayfalarında üreticinin çöpe dökülen tonlarca ürününü ve beraberinde isyanını sıkça gördük. Keşke kapanma kararı alınırken, üreticinin ürettiği ürünlerin değerlendirilmesi konusunda çözüm bulunsa ya da zincir marketlere tanınan haklar pazarcı esnafına da tanınsaydı.

Aslında bu yazımı geçen hafta yazacaktım ama ülkemizde gündem ve olaylar hızlı değişim gösterdiği için biraz daha beklemeyi tercih ettim. Bu hafta içi alınan bir kararla Cumartesi günleri semt pazarlarının açılması kararının ardından, merakla hafta sonunun gelmesini bekledim. Merak ettiğim iki konudan birincisi ürün fiyatları, ikincisi ise uzun süredir pazarların kapalı olması  ve yaklaşan Ramazan Bayramını sebebiyle bayram alışverişi için pazarlarda yaşanılacak yoğunluktu. Kapanma kararının alınması ile birlikte süper marketlerdeki manav reyonlarında domatesin kilogram fiyatı 8 ila 12 lira arasında değişirken, biberin kilogram fiyatı 12 lira civarında etiketlere yansırken, semt pazarlarında domatesin fiyatı 6 liradan başlarken, biber fiyatının 10 lira civarında üreticiye yansıdığını gözlemledim. Zincir marketlerin fiyatları el yakarken, tam kapanma kapsamında tüketici pazarların kapanması ile birlikte marketlerin insafına bırakıldı. Tabi ki bugün açılan pazarlarda ürün fiyatlarında yükseliş olmadığını birçoğunuz görmüştür. Bu ise çöpe giden malların zararını direkt üreticinin üstlendiğinin en bariz kanıtıdır. Çünkü pazara çıkan vatandaşın imkânları doğrultusunda 1 haftalık alışveriş yapacağını ve üretilen ürün miktarının sabit kaldığını ve pazara çıkan kişi sayısının maksimim olduğu göz önüne alındığında ürün fiyatların da artış olması gerekliydi ama mevsim şartlarına göre değil kapanma öncesine göre fiyatlarda artış olmadığı bugün görüldü. İkinci konu ise pazarlara olan talep konusunda maşallah diyorum, pazara çıkmak için en uygun saatin öğle saatleri olduğunu düşünmüştüm ama pazar girişinde bunun yanlış bir saat dilimi olduğunu gördüm. Ben pazara girerken birçok esnafın tezgâhında ürün kalmamış bir kısmı ise tezgâhını topluyordu. Her semtte pazar kurulması nedeniyle pazara düşen esnaf sayısı azalsa da yoğunluktan dolayı pazar erken bitmiş durumdaydı. Esnafların tezgâhında mal kalmaması nedeniyle pazarı dolaşmam kolay oldu. Tezgâhında ürün bulunan birkaç esnaf gördüm, sizlerin de düşündüğü gibi tezgâhlarda izdihamdan başka bir şey yoktu. Muhtemelen pazarcı esnafı bir haftalık pazar yasağını düşünerek elinde mal kalmaması için çok ürün getirmediği ortaya çıkıyor. Salgının yayılımını azaltmak için pazarlara kapatma kararı alınırken bugün yaşanılan yoğunluk aslında alınan kararın çokta etkili olmadığını göstermiştir. Bunun yerine pazarlara girişlerin kontrollü ve sıkı denetim içinde yapılması ile bugün ki gibi hem yoğunluğa neden olunmaz hem de üreticinin ürünleri çöpe giderek israf yaşanmazdı. Umarım bundan sonraki süreçte bu tarz kararlar alınırken artısı ve eksileri düşünülerek karar verilir. Neticesinde aylarca emek vererek ve para harcayarak üretilen ürünlerin çöpe gitmesi üretici için yıkımdan başka bir şey değil. Üreticinin bin olan derdi, tam kapanma ile birlikte binbir olmuştur.

Bizler ne kadar büyürsek büyüyelim hala gözlerinde ve kalplerinde bizi küçük yavruları olarak gören güzel annelerimizin Anneler Günü kutlarım. Tüm İslam Âleminin Kadir Gecesini ve yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.

YORUM YAPIN

Yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için Tıklayın