×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Yayın İlkelerimiz Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Tarım Hayvancılık Gıda Teknoloji Çevre Röportajlar

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Faydalı linkler İftar ve sahur vakitleri Anketler

Destek

Üye Ol Giriş

Prof. Dr. Engin Kınacı

Maharet parçaları doğru ve iyi bir şekilde birleştirmektir

Her "tam" (bütün), parçalardan meydana gelir. Yaşamın her alanında olduğu gibi tarım alanında da böyledir ve bu sözün en çok yakıştığı süreçlerden birisi bitkisel üretimdir. Halkımızın büyük bir kısmı, örneğin her gün tükettiği  temel gıdamız ekmeğin ham maddesi  buğday ürününün elde edilmesi  için geçen safhaları, buna olumlu ya da olumsuz nelerin etki  yaptığını, hiç merak etmiş midir? Yoksa  ekmeğin  istenen özellikleri  taşıması, kolay ulaşılabilmesi ve olabildiğince ucuz olması onlar için yeterli midir? Buğdayın son yıllarda gördüğümüz gibi sürekli ekiliş alanı kaybedip, üretim yetmeyince ithal edilmesi bir bakıma alarm zilidir. Pandemiyi ileri sürerek kendi halkı için buğday stoklayan veya net ihracatçı olduğu halde buğday satışını durduran veya azaltan ülkeleri gördük. Bu yıl Dünya iklim krizinden de ciddi şekilde etkilendi. Bizde şiddetli bir kuraklık ve seller ile su baskınları yaşadık, ciddi miktarlarda verim ve  ürün kayıplarımız oldu. Özellikle kuru tarım yaptığımız alanların toprakları derinliğine nem kaybetti, kupkuru bir hale geldi.  Su kaynaklarımızda azalmalar, bazılarında kurumalar  oldu. Bu günden bakarsak,  bütün bunların önümüzdeki yılın üretimine olumsuz yansımaları olacağı endişesi  varittir. Hepsi birbirinden önemli olan tarım ürünlerimiz içinde halkımızın temel gıda maddesi olan ekmeğin hammaddesi buğdaya biraz öncelik vermemiz gerekir.          Buğdayı üreten için ise ürünü bol ve iyi özelliklerde elde etmek ve tatmin edici bir fiyattan satabilmek önemlidir çünkü üretim maliyeti ve emeğinin hak ettiği doğru kazancı böyle elde edebilir. Ürünün iyi özelliklerde ve veriminin yüksek olmasını sağlamak için; bir çok parçayı bir araya getirecek bir üretim programı gerektirir. Önce  üretim yerinin iklim koşullarına uygun bir ürün  cinsi (ör. buğday ) ve bu cinsten bir türe (ör. ekmeklik ya da makarnalık) karar verip, üretimi hangi tarım sisteminde (ör. kuru tarım yani sadece yağışa bağlı ve gerekirse nadas da yapılan; sulu tarım yani yağışa ek olarak kuyu, kanal, göl, gölet, akarsu gibi kaynaklardan sağlanan suyu da kullanarak) yapacaksa ona uygun  bir çeşidi belirlemek zorundadır. Buğday çeşitleri aynı zamanda iklim özelliklerine dikkat edilerek seçilmek zorundadır, aksi halde örneğin kışı soğuk  ve  uzun olan  yerlerde bu koşullar için geliştirilmemiş bir çeşit ekildiğinde ürün çok  zarar görebilir hatta tamamen yok olabilir. Kuru tarım sistemi ile yetiştirilecek bir buğday çeşidi, sadece yağışa bağlı olacağı için bu koşullarda ekonomik sayılabilecek bir miktarda ürün verebilecek özelliklerde olmalı ve kuraklığa olabildiğince tolerans gösterebilmelidir. Sulu tarım sistemiyle üretim yapılacaksa çeşidin sulandığında yatmaması için kısa veya orta boyda ve sağlam saplı, verim potansiyeli yüksek olanlarından biri seçilir. Bundan sonraki  seçim , hem tarım sistemine hem seçilen çeşide hem de üretimin yapılacağı tarlanın toprağında bulunan (veya bulunmayan) bitki besin maddelerinin durumuna göre verilmesi gereken gübre çeşitleri için yapılır. Ekimle birlikte verilmesi gereken gübreler ile, bitkiler toprak yüzüne çıkıp, belirli bir yetişme dönemine geldiklerinde verilecek gübreler farklıdır ve bunların birim alana (ör. 1 dekara) verilmesi gereken miktarları, verilme zamanları da farklılıklar göstermektedir.   Her iki tarım sisteminde de, bir çeşidin üretimine karar verebilmek için buraya kadar belirttiklerimden çok daha fazla dikkate alınması  gereken özellik bulunmaktadır ve üreticinin iyi bir ürün alması için bunları doğru seçim yaparak bir araya getirmesi gerekir.   Bu satıra kadar yazılmış olanlar, sonunda soframıza koyduğumuz bir somun ekmek için yapılan bir üretimde, daha başlangıç safhasında bile, kaç değişik parçanın birleştirilmesi gerektiğini kısaca anlatmaktadır. Burada dikkati çekmek istediğim konu iyi ve kazançlı bir üretim için yetiştirilecek çeşidin doğru seçilmesinin önemine dikkat çekmektir. Son yıllarda daha çok olumsuz etkilerini gördüğümüz "iklim değişikliklerini" (şimdi artık iklim krizi olarak nitelendiriliyor) çok önemsemeli  ve üretimimizi  planlarken olası bir veya birkaç krizden (ör. kuraklık, dolu, su baskını vb.) en az zarar görerek, ekonomik olarak tatmin edecek bir ürün alınabilmesi için, o yılın ürününü verecek çeşidin seçiminde titiz olmalı, katiyen şansa bırakılmamalıdır. Kuru koşullar için de, sulanır koşullar için de,  araştırma kuruluşlarının yıllarca çalışarak geliştirdiği (ıslah ettiği) çeşitler vardır ve bunların bitkisel özellikleri, verim potansiyelleri, verecekleri ürünün hangi kalitede olduğu ve hangi mamul madde ve ya maddelerin yapımı için uygun olduğu belirlenmiştir. İlimiz de bulunan , ülkemizin en saygın araştırma kuruluşları arasında yer alan Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü başta olmak üzere çeşitli araştırma (yurtiçi, yurtdışı) kuruluşlarınca geliştirilen çeşitlerden ilimiz iklim ve çevre koşullarına uygun olanlar bilinmektedir.  Eskişehir Ticaret Borsası her yıl getirilen ürünlerin her biri için çok sayıda ve detaylı olarak yaptığı laboratuvar analizleri ile kalite özelliklerini belirlemekte ve üreticilerin ekecekleri çeşitlere doğru karar vermelerine önemli bir katkı yapmaktadır. Yıllarca yürütülen araştırma ve inceleme çalışmalarına ve bunlara eklenen yılların üretici tecrübeleri ile bilim ve teknik insanlarının gözlemleri birlikte değerlendirilerek çeşit tavsiyeleri yapılmalı, üreticilere seçenekler sunulmalıdır. Üreticilerimiz arasında iklim krizinin ne kadar ciddi olduğunu,  zararlı etkilerinin giderek artabileceğini düşünerek hareket edecek olanlar bulunmaktadır ve bu sayı daha da artacaktır ancak, göz ardı edilemeyecek sayıda üreticinin hazırlıksız olabileceği, bazılarının ise hiç önemsemeyeceği ciddi olarak dikkate alınmalı ve tedbirli olmalarını sağlayacak uygulamalar (ör. doğru ekim nöbeti, doğru çeşit seçimi, doğru gübre seçimi ve gübreleme uygulaması vb.) yapmaya ikna olacakları bilgilendirmeler, demonstrasyonlar yapılmalı, aşırıya kaçan ve yanlış uygulamalarının önüne geçilmelidir. Böylece ilgililer, uzmanlar, deneyim sahibi olanlar hep birlikte üreticinin bir üretim için gereken parçaları birleştirmekte gösterdiği maharete katkımız, desteğimiz olur.             
 

YORUM YAPIN

Yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için Tıklayın