×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Yayın İlkelerimiz Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Tarım Hayvancılık Gıda Teknoloji Çevre Röportajlar

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Faydalı linkler İftar ve sahur vakitleri Anketler

Destek

Üye Ol Giriş

Şafak Atay ()

Merhaba Eskişehir tarım.com okuyucuları

Eskişehir İli ve çevresinde tarımı konu alan bir internet sitesinin kurulması beni de mutlu etti. Buradan değerli üreticilerimizin üretim faaliyetleri sürecinde karşılaştıkları zorlukları dile getireceğimiz yazılarımızla karşınızda olacağım .
Ekonominin 3 saç ayağından birisi olan tarım sektörünün, üretim sektörü ve hizmet sektöründeki hammadde tedariki konusunda yeri göz önüne alındığında, tarımsal üretimin olmaması ülke ekonomilerinin çöküşüne neden olacak en büyük silah olarak görülmektedir. Geçmiş dönemde devletlerin güç ve hakimiyet göstergesi olan toprak büyüklükleri için girmiş oldukları savaşlar topla tüfekle yapılırken; günümüzde silahla toprak sahip olmanın yerini; bilim, teknoloji ve ekonomi alanlarında yapıldığı görülmektedir. Ekonomisi güçlü olan devletlerin bilim ve teknoloji üzerine yapmış olduğu yatırımların yanı sıra globalde güçlü olan firmaları satın almaları yoluyla diğer ülke ekonomileri üzerinde de söz sahibi oldukları görülmektedir. 
Son yıllarda Amerika ve Çin gibi güçlü ekonomilere sahip ülkelerin özellikle Avrupa’da tohum, zirai ilaç üzerine üretim yapan firmaları satın alma yarışına girmeleri ekonomik savaşların en bariz göstergesidir. 1990’lı yıllarda özellikle ülkemizde yaygın olarak kullanılmaya başlayan hastalık etmenlerine dirençli, verim ve kalite yönünden avantajlı hibrit domates tohumu kullanımıyla İsrail firmaları Türkiye’de tohumculuk konusunda pazar lideri olurken yerli ata tohumlarımızın da ekimi terk edildi. Tabi ki bu durum ülkemizde ayçiçeği, pancar, mısır gibi tarımı yaygın olarak yapılan birçok ürün grubunda Amerikalı ve Avrupalı firmalar için büyük bir pazar oluşturmaktadır. Kars’tan Edirne’ye kadar 81 ilde tarımın yapılmadığı ilçe ve köy yokken yılın 12 ayı tarımsal üretimin yapıldığı ülkemizde kullanılan tohum, zirai ilaç ve gübrenin temininde dışa bağımlı olduğumuz düşünülürse, tarımsal üretimde kazanç elde etmek için yapılan harcamaların büyük bir çoğunluğu ülke ekonomisinde kalması gereken milyonlarca dolarlık para yurtdışına gitmektedir.
Burada yaşanılan en büyük sıkıntı yurtdışı menşeli ürünlerin fiyatlarının döviz kurlarında yaşanılan dalgalanmalar neticesinde dengesiz olarak yükselmesinde ortaya çıkmakta. Son aylarda döviz kurlarında yaşanılan düşüşlerin ürün fiyatlarına yansımaması çitçilerde huzursuzluk yaratmaktadır. Sosyal medya üzerinde dolar düşüşüne rağmen gübre fiyatlarındaki yükselişi doğal olarak eleştiren çiftçiler ucuz ve alternatif ürünler aramaktadır. Kur düşüşünün ürün fiyatlarına yansımamasının bana göre sebebi ise 4 yıl önce ithalatçı firmaların çekmiş oldukları malları Dolar ve Euro üzerinden borçlandıkları için kur yükselişi neticesinde; ödeme döneminde satış fiyatının üstünde kalan alış fiyatları ithalatçı firmaları zarar etmelerine neden oldu. Tabiri caiz ise sütten ağzı yanan ithalatçı özellikle pandemi sürecinin de ekonomi üzerinde yarattığı olumsuzlukları göz önüne alarak olası bir kur yükselmesinden olumsuz etkilenmemek için yoğurdu üfleyerek yemekte ve kur beklentilerini daha yüksekte tuttuğu için kur düşüşlerini ürünlere yansıtmamaktadır.
Güçlü bir ekonomi için olmazsa olmaz olan tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için memleketin bir karış tarıma elverişli topağının boş kalmaması gerekli. Üreten toplumların ekonomik anlamada söz sahibi olduğu Dünya düzeninde dışa bağımlılığı asgari düzeye indirmek için çiftçileri sonuna kadar desteklenmeye devam edilmeli, yerli firmalara ar-ge ve ıslah çalışmaları için verilen teşvik ve destekler artırılmalı, düşük girdi maliyetleri ile üretim yapılmasının önü açılarak çitçinin ekonomik refahı artırılmalıdır.
Çocukların açlıktan ölmediği bir dünyada, herkesin eşit şartlar altında mücadele verdiği günler görmek dileğiyle esen kalın.

 

YORUM YAPIN

Yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için Tıklayın